DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, son dönemde Türkiye’de ciddi bir artış gösteren intihar vakalarının, toplumsal yapımızdaki derin sorunların en acı yansımalarından biri olduğunu vurguladı. Ekmen, özellikle gençler ve çocuklar arasında artan intihar vakalarının, toplumsal, ekonomik ve psikolojik boyutlarıyla birlikte ele alınması gerektiğini belirterek, konuyu kamuoyunun dikkatine sundu.
Toplum Ruhsal Krizle Karşı Karşıya
İntihar vakalarının sadece bireysel birer olay olarak görülmemesi gerektiğini söyleyen Ekmen, psikolojik ve toplumsal boyutun göz ardı edilemeyeceğini dile getirdi. Ekmen, yaptığı açıklamada, “Son bir yıl içerisinde artan intihar vakaları, ne yazık ki ülkemizin içinde bulunduğu derin sosyal buhranın en acı yansımalarından biridir. Ancak bu tablonun kamuoyuna tam olarak yansıtılması mümkün değil, zira intihar haberlerine yönelik basına getirilen kısıtlamalar söz konusu. Elimizdeki veriler, durumun resmi rakamlarla sınırlı kalamayacak kadar ciddi olduğunu gösteriyor. Bu gerçeği defalarca Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gündeme getirdim ve getirmeye devam edeceğim. Toplum sağlığı, siyasi tartışmaların ötesinde, insan hayatını ilgilendiren temel bir meseledir” ifadelerini kullandı.
Genç İntiharları Alarm Veriyor
Gençler arasındaki intihar vakalarındaki artışa dikkat çeken Ekmen, özellikle çocuklar ve gençler için durumun endişe verici olduğunu vurguladı. Ekmen, “Okullarımızda gerekli pedagoji desteği sağlanamamakta, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri ya yetersiz kalmakta ya da hiç sunulamamaktadır. TÜİK verileri ve Friedrich-Ebert-Stiftung Derneği’nin araştırmaları, ‘genç intiharları’ adında ayrı bir kategorinin oluştuğunu göstermektedir. Bir toplumun sağlığı, yalnızca fiziksel değil ruhsal bütünlüğüyle de ölçülür. Toplumun ruhsal çöküşü; ekonomik krizler, sosyal adaletsizlik, umutsuzluk ve yalnızlığın doğrudan sonucudur. Bu nedenle bu kriz, sadece sağlık politikalarıyla değil, sosyal devlet anlayışıyla, adaletli bir ekonomik sistemle, eğitimde fırsat eşitliği sağlanarak ve psikolojik destek mekanizmaları güçlendirilerek çözülmelidir. Bu ülkenin hiçbir evladı, çaresizlik içinde hayata veda etmemelidir. Bu mesele hepimizin ortak sorumluluğudur” dedi.
Ekmen ayrıca ruh sağlığı hizmetlerine erişimin ciddi bir sorun olduğunu belirterek, “Bugün Türkiye’de psikolog ve psikiyatri hizmetleri, toplumun büyük çoğunluğu için adeta bir lüks haline gelmiştir. Ruh sağlığı temel bir haktır ve yalnızca parası olanın erişebileceği bir ayrıcalık olmaktan çıkarılmalıdır. Devlet, bu hizmetleri kamusal ve ücretsiz bir şekilde herkesin ulaşabileceği hale getirmekle yükümlüdür” ifadelerini kullandı.
Yasal Kumar ve Kripto Para İntiharları Artıyor
Ekmen, artan intihar vakalarının bir diğer boyutuna da dikkat çekti: ekonomik riskler ve teknolojik tuzaklar. “Yasal kumar, sanal kumar ve kripto para işlemleri nedeniyle yaşanan intiharlar her gün karşımıza çıkıyor. Tefecilerin eline düşen vatandaşlarımızın, iflas eden iş insanlarımızın ve ekonomik çöküntü yaşayan ailelerin trajedileri artık sıradan bir haber hâline geldi. Örneğin, Batman’da eşini ve çocuğunu öldürdükten sonra yaşamına son veren bir işletmeci, tefecilerin eline düşmüştü. Başka bir gencimiz, babasının tedavi parasını kripto piyasasında kaybettiği için yaşamına son verdi. Bir polis memurunun ailesini öldürdükten sonra intihar etmesi de yasal bahis tuzağıyla bağlantılıydı. Devlet, çağın teknolojik imkânlarını kullanarak bu acı tablonun sebeplerini tespit etmek ve engellemek zorundadır” dedi.
Ekmen, toplumsal dayanışma ve devlet politikalarının birlikte güçlendirilmesinin gerekliliğine işaret ederek, “Bu sorun, bireysel bir trajedi değil; toplumsal bir krizdir. Ekonomik ve sosyal tedbirler ile psikolojik destek mekanizmalarının birlikte çalışmasıyla bu acı tablo tersine çevrilebilir” açıklamasını yaptı.