Milli Eğitim Bakanlığı Karnede “Sıfır” aldı

Mersin Eğitim Sen, Milli Eğitim Bakanlığı’na verdiği yarıyıl karnesiyle bakanlığı sınıfta bıraktı.

  • İzmir’de ekmeğe zam geldi

    HABER: Derya ÖZGÜR

    Özgür Çocuk Parkı’nda bir araya gelen eğitim emekçileri, Milli Eğitim Bakanlığına tüm derslerden “sıfır” verdi.  Eğitim Sen Mersin Şube Başkanı Mahmut Sümbül’ün açıkladığı karnede, eğitim sisteminin çözüm bekleyen sorunları yer aldı. Eğitimin temel sorunlarının 2022-2023 eğitim öğretim yılının ilk yarısında artarak sürdüğünü ifade eden Sümbül, “Siyasi iktidar ve MEB’in bilimsel eğitim anlayışını dışlayarak hayata geçirdiği uygulamalar eğitimin niteliğinde yaşanan gerilemeyi hızlandırmıştır. Eğitimde ticarileşme ve eğitimi dinselleştirme uygulamalarının tüm hızıyla sürmesi, okulların fiziki altyapı ve donanım eksikliklerinin giderilmemesi, kalabalık sınıflar, ikili öğretim, taşımalı eğitim, çocuk ve gençlerin dini cemaat ve vakıfların kreşlerine ve yurtlarına yönlendirilmesi, çocuklara yönelik taciz ve istismar vakaları devam etmektedir” dedi.

    Öğretmenlik Meslek Kanunu Yeni Eşitsizlikler Yarattı

    Öğretmenlik Meslek Kanunu ile “eşit işe eşit ücret” uygulamasının fiilen ortadan kaldırıldığını belirten eğitim emekçileri, “Öğretmenlik mesleğini itibarsızlaştıran, öğretmenlerin ekonomik sorunlarına çözüm üretmeyen, öğretmenler arasındaki ayrımcılığı ve eşitsizliği derinleştiren Öğretmenlik Meslek Kanunu (ÖMK) düzenlemesinin 14 Şubat 2022 tarihinde Resmî gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmesinin ardından 19 Kasım 2022 tarihinde Kariyer Basamakları Sınavı yapılmış ve kamuda yıllardır uygulanan “eşit işe eşit ücret” ilkesi fiilen ortadan kaldırılmıştır” diyerek eğitim sisteminin adaletten, eşitlikten ve nitelikli eğitim anlayışından uzak olduğunu vurguladı.

    Öğretmenlik Meslek Kanunu (ÖMK) ve Kariyer Basamakları Sınavı (KBS) sonrasında aynı sınıfta, aynı konuyu anlatan bir öğretmenin sırf unvanı farklı olduğu için farklı maaş almasının doğru olmadığını söyleyen eğitim emekçileri, ilerleyen süreçte çocuğunun sınıfına uzman ya da başöğretmenin girmesini isteyen velilerle okul idaresi ve öğretmenler arasında sorunlar yaşanmasının kaçınılmaz olacağını savundu.

    Türkiye’de Çocukların En Temel Haklarının Tehdit Altında

    Mersin Eğitim Sen, Türkiye’de eğitim sisteminin müfredat, ders kitapları ve uygulama alanları itibarıyla çocukların, etnik köken, dil, din ve inanç ayrımcılığı ile karşı karşıya olduğuna dikkat çekti. Mersin Eğitim Sen Şube Başkanı Mahmut Sümbül yaptıkları açıklamada, “MEB’in resmi verilerine göre 2022 yılında eğitim çağında bulunan 1 milyon 124 bin Suriyeli çocuğun ancak yüzde 65’i, yani 730 bini okula giderken, yüzde 35’i eğitim hakkından yararlanamamıştır. Okula gidemeyen Suriyeli çocuk sayısı 393 bin 547 olarak kayıtlara geçmiştir. Türkiye’de eğitim gören Suriyeli çocukların okullaşmasının önündeki engellerin başında çocuk işçiliği ve çocuk yaşta evlilikler gelirken, Suriyeli çocukların eğitiminin yapıldığı Geçici Eğitim Merkezlerinde yaşanan sorunlara kalıcı çözümler üretilmemiş, göçmen çocukların sağlıklı eğitim almasını büyük ölçüde engellemiştir. Okul öncesi kurumları ve kreşleri kapatan, kadınları ev içine hapseden ekonomik ve sosyal adımlar çocukları da doğrudan etkilemekte, çocuklara yönelik şiddet ve istismarın önü açılmaktadır… Türkiye’de çocuk haklarına yönelik olarak ortaya çıkan karanlık tablo, çocuk haklarının ülkemizde sadece kâğıt üzerinde kaldığını göstermektedir. Eğitim ve yaşam hakkı başta olmak üzere, Türkiye'de çocukların en temel haklarının tehdit altında olduğu gerçeği göz ardı edilmemelidir” ifadelerine yer verdi.

    “Eğitimde Güvencesiz İstihdam ve Atamalarda Mülakat Israrına Son Verilmelidir”

    Türkiye’de mülakat sınavına dayalı tüm uygulamaların siyasal kadrolaşma’nın önünü açarak haksızlığa neden olduğu söyleyen Sümbül, “Siyasi iktidarın ve MEB’in, kamuya ait kadroları kendi siyasal tutum ve anlayışları doğrultusunda yapılan atamalarla doldurması kabul edilemez. Okullarımız siyasi iktidarın Türkiye’de doğrudan torpil anlamına gelen ‘mülakat’ ile kadrolaşacağı makamlar değildir. Kamu hizmetlerinin sürekliliği, düzenliliği ve halka daha nitelikli olarak sunulması için eğitimde her türlü güvencesiz istihdam uygulamasından derhal vazgeçilmeli, ataması yapılmayan öğretmenler sorunu kalıcı olarak çözülerek herkese kadrolu ve güvenceli istihdam sağlanmalıdır” dedi.

    Sümbül, “Eğitim sisteminde yaşanan sorunların ülkedeki ekonomik, toplumsal ve siyasal alanda yaşanan gelişmelerden ayrı ve bağımsız olmadığı açıktır. Eğitim Sen, her geçen gün daha fazla piyasa ilişkileri içine çekilen, okul öncesinden üniversiteye kadar bilimin ve laikliğin değil, milliyetçiliğin, ayrımcılığın ve inanç sömürüsünün referans alındığı bir eğitim sisteminde kamusal, bilimsel, demokratik, laik ve anadilinde eğitim hakkı için mücadelesini kesintisiz sürdürmeye kararlıdır” diyerek basın açıklamasını sonlandırdı.