SEVGİ…   EN GÜÇLÜ İYİLEŞTİRİCİ

Abone Ol

‘’Sevgi, dünyada açamadığı tek bir kapı dahi olmayan en değerli gönül anahtarıdır.”

Sevgisiz bir yürek çorak toprak gibidir; ne kendisine ne de başkalarına hiçbir faydası olmaz olamaz. Sevgidir gönülden gönüle köprüler kuran, yürekten yüreğe sebepsizce ve iyilikle akan.

Sevgi hepimizin dilinde, hepimizin yüreğinde. Sorsalar hepimiz sevgi doluyuz. Ama gerçekte de öyle mi acaba? Sevgi sadece bildik alışıldık kelime anlamıyla mı yüreklerimizde yoksa gerçekten içini doldurduğumuz anlamlar bütünü mü? Biliyor muyuz sevmeyi ve sevilmeyi? Bence bilmiyoruz, sadece bildiğimizi sanıyoruz. Çünkü sevmeyi bilseydik ve gerçek sevginin gücüne vakıf olabilseydik eğer; ne mutsuz çocuklar, insanlar ne de mutsuz bir toplum olurdu.

( Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre, mutlu olduğunu beyan eden 18 ve üzeri yaştaki bireylerin oranı, 2023 yılında %52,7 iken 2024 yılında 3,1 puan azalarak %49,6 oldu. )

https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Yasam-Memnuniyeti-Arastirmasi-2024-53785#:~:text=Mutlu%20oldu%C4%9Funu%20belirten%20evli%20bireylerin,4'%C3%BCn%C3%BCn%20mutlu%20oldu%C4%9Fu%20g%C3%B6zlendi.

Sevmeyi bilseydik eğer ne küçücük çocukların yüreklerinde ve bedenlerinde onulmaz izler olurdu ne 3. sayfa haberlerinde sevdiğini ve sevildiğini sandığı, güvendiği, hayatını adadığı kişilerce hunharca katledilenlerin haberleri bu kadar kalabalık olurdu ne de savunmasız minicik tüm canlıları korumak için ekstra kanunlara ihtiyaç duyardık. Eğer gerçek sevginin erdemine erişmiş olsaydık, sevginin dokunduğu yürekte, sevginin hakim olduğu bir toplumda bütün bu saydığımız kötülük kokan davranışlar olur muydu? Olmazdı elbette.

Günümüzde insanların yaşam tarzlarına baktığımızda, bencillik seviyesinin oldukça yüksek olduğunu görüyoruz. Sevgi günümüzde çok zor bir duygu ve öğretilmesi gereken bir kavram. Çünkü insanlar sevmeyi bilmiyor. Ebeveynler olarak çocuklara sevmeyi öğretmek gerekiyor. Bunun içinde bireyin önce kendini sevmesi çok önemli.

İnsan sosyal bir varlıktır ve insanları bir arada tutan en temel duygu sevgidir. İnsanın varlığını sürdürmek için yemeye ve içmeye ihtiyaç duyması kadar, sevme ve ait olma ihtiyacı da elzemdir. Ünlü psikolog Maslow: İnsanın aile, meslek, iş hayatı gibi sosyal ortamlarda sevme ve sevilme ihtiyacı içinde olduğunu, sevmediği ve sevilmediği ortamda bulunan insanların acı çektiğini belirterek, insanların yaşamları boyunca sevgiyi aradıklarını ve sevgi bulacaklarını düşündükleri topluluklarda yer almaya çalıştıklarını vurgulamıştır. Sevgi ve ait olma ihtiyacının doyuma ulaşmaması durumunda bireylerde yalnızlık, mutsuzluk, değersizlik hissi, terk edilme korkusu gibi negatif duygular oluşmaktadır.

Birey ana rahmine düşmesinden itibaren ilk sevgi yaşantısını anneden alır. Anne bebeğini karşılık beklemeden severken baba sevgisi güven ve benimseme ile ilişkilendirilmektedir. Aile içinde sevgi ve ilgi ile büyütülen çocuklar daha başarılı, daha mutlu, daha empatik, daha sağlıklı ve daha özgüveni yüksek bireyler olmaktadır. Bu durum ise toplumun daha güçlü ve mutlu olması demektir. İnsan ruhu ancak ve ancak gerçek sevgiye eriştiği vakit anlamını bulacaktır. Sevgi, sevgi üretir. Aile yaşamında, okulda, çevresinde sevgi gören bireyler sosyal yaşamlarında da sevgiye önem vererek, sevgi ortamları oluşturmaya çalışacaklardır. Ancak bu yolla kişiler nemelazımcılıktan kurtulacak, sorumluluk bilinçleri gelişecek ve sorunlara çözüm odaklı yaklaşmaya başlayacaklardır (Özmen, 1999).

(Cilt 7 / Sayı 1, 2019Eğitimde Nitel Araştırmalar Dergisi - ENADJournal of Qualitative Research in Education – JOQRE;177)

Bireyin ailede sevgi ihtiyacı karşılanmadığı zaman: duygusal kayıtsızlık ve ilgisizlikten kaynaklı psikolojik travmalar, sosyal ilişkilere yansıyan birçok olumsuz durumlar görülebilmektedir. Bu bireyler, davranışlarını yönetecek bir değerler sistemi geliştiremez ve anne baba ile sürekli bir çatışma içerisinde olurlar. Bu çatışmalar neticesinde; mutsuz, , huzursuz, kararsız ve tutarsız ve hep bocalayan kişiler olmaları kaçınılmazdır.

Sevgi, içerisinde kötülük barındıran tüm davranışları engelleyecek kadar yüksek düzeyde bir erdemdir, öğretmenin de tek yoludur. Pestallozzi: “Temelinde sevgi olan hiçbir eğitim başarısızlığa uğramaz.” demiştir. Çünkü sevginin hakim olduğu ortamlarda, neşeli, esprili, canlı, güven veren; daha kolay, daha etkili öğrenmeleri mümkün kılan öğrenmeler gerçekleşebilir (Özmen, 1999).

Özmen, F. (1999). Etkili eğitimin gerçekleştirilmesinde duyuşsal alanın önemi: Sevgi eğitimi. Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 9(1), 193-198.

Sevgi yoluyla girilebilen gönül kapısını, öğrencilerine kapatan ebeveyn/öğretmen her kim olursa olsun, çocuğa vermeye çalıştığı tüm bilgiler tıpkı taşa ekilen tohumlar misali… asla yeşermezler.

İnsandan yola çıkarak yaşam, dostluk, adalet, merhamet, toplum, evren, kültür, zaman, mutluluk, bilgi hatta ölüm tanımlamalarının kökeninde de yine “sevgi” vardır. Saydığım bu kavramların ya da gerçeklerin karşımıza çıkaracağı sorunlar da yine ancak sevgi ile çözümlenebilir.

Sevgi sözcüğünün özünde gizli bir enerji vardır. Hepimizin bunu idrak edip yaşamımızın en derinliklerine yerleştirmek için gerekli çabayı göstermemiz olağanüstü bir güzelliktir. Çok mu zor eşimize, evladımıza, annemize babamıza, arkadaşımıza, komşumuza, çiçeklere, böceklere sevgimizi sunmak, sevdiğimizi hissettirmek, iki çift güzel söz söylemek, çok mu zor karşımızdakinin yüreğini okşamak? Birkaç güzel kelime ve bir kaç sevgi dolu dokunuş değişimin başlangıcı olacak kadar etkilidir. Tıpkı denize bir taş atmaya benzer ve mutlaka görünür halkalar oluşturur.

Unutmayalım ki, gerçek sevgide son yoktur, sonsuzluk vardır. Gerçek sevgide vazgeçiş yoktur. Sevmek aynı zamanda bir karşılık beklememektir. Beklentilerin son bulduğu bir duraktır. Sevgi her yürekte farklı bir şekilde kendine yer bulur ve sanatsal bir oluşumdur. Sevgi su gibidir ve yüreğin susuzluğunu giderir.

Gerçek anlamda seviyorsak, kimin daha kârlı çıkacağını düşünmeden ve karşılık beklemeden, kendimiz kadar hatta belki kendimizden çok sevdiklerimizi düşünürüz.

Sevgimizle dünyayı sarmalayabilmek, yaralı yürekleri onarabilmek en büyük dileğimizdir.

Yeryüzünde sevgisiz tek bir yürek kalmayana kadar sevmeye ama doğru sevmeye devam diyoruz…

Gönül kapılarımızı, gerçek sevgilere sonuna kadar açalım efendim.. Sevgi dolu gönüllerde sevgiyle yer edebilmek dileğiyle...

HAFTANIN ÖNERİSİ: Sevmekle ilgili yaklaşımlarınız ve duygusal durumlarınızı gözlemlemek iyi gelecektir. Sevginin iyileştirici gücünü kendinize ve çevrenize şifa edebilmek için farkındalık önemli.

{ "vars": { "gtag_id": "G-39E5WWDBTB", "config": { "G-39E5WWDBTB": { "groups": "default" } } }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }