Beslenmeye dair her geçen gün birbirinden farklı fikirler ortaya çıkıyor. Fakat uzman danışmanlığından çok uzak olan bazı öneriler, insan sağlığını tehdit eder boyutta. Özellikle son günlerde TikTok'ta ortaya çıkan "çiğ süt içme" akımının, besleyici olduğuna dair iddialarla yayılıyor ve bu videolar milyonlarca kişinin izlediği, denediği bir tehlikeye dönüşüyor. Faydalı olduğu iddia edilen çiğ süt içme akımı, aslında ardında hayatı tehdit edecek kadar büyük riskler barındırıyor. Bu konuda Diyetisyen Ersin Özdemir ise önemli bilgiler sundu ve çiğ süt ile bulaşan hastalıklar ile ilgili uyarılarda bulundu.

TikTok'ta yayılan bu akıma dair yerel ve yabancı basında, birçok uyarıda bulunulsa da dünya çapında yayılmaya devam ediyor. Fakat çiğ süt ile yayılan hastalıklar, özellikle "brusella" ve "salmonella" bakterilerinin tehdidine dair Diyetisyen Ersin Özdemir de önemli bilgiler sundu. İşte o ayrıntılar…

65afa3ab627cffe5db9710a3

"ÇİĞ SÜT İLE BULAŞAN HASTALIKLAR BÜYÜK RİSK TAŞIYOR"

Çiğ süt akımının, hem bilimsel hem de hijyenik anlamda belli başlı riskler barındırdığını belirten Özdemir, Bunun en başında çiğ sütlerde "salmonella" ve "brusella" riski bulunduğuna dikkat çekti.Özdemir; "Isıl işlem görmedikleri zaman bu bakteriler canlı kalarak, sütü şekerini kullanarak ve sütün içerisindeki ajanlardan beslenerek insan sistemine girdikleri zaman çok ciddi reaksiyonlara ve hastalıklara sebebiyet verebiliyor. Aynı zamanda bu sütler sağılırken de kontaminasyona, çeşitli bulaşmalara maruz kalabiliyor" diyerek bu risklerden bahsetti.

"BRUSELLA VE SALMONELLA BAKTERİLERİNE KARŞI ALINABİLECEK ÖNLEM"

Sağlık İçin Yeşilin Gücü Sağlık İçin Yeşilin Gücü

"Brusella ve salmonella riskini ortadan kaldırmak için mutlaka doğru yöntemlere başvurmak gerekiyor. Üstelik kaynağından emin olmadığınız "peynir veya yoğurt" gibi süt ürünlerini de tüketirken bu riskler ortaya çıkıyor" diyen Özdemir, bu nedenle mutlaka doğru şekilde üretilmiş ve kaynağından emin olunan ürünlerin alınması gerektiği konusunda da uyarılarda bulundu.Ersin Özdemir, tercih edilmesi gereken süt ürünlerine dair ise; "Bu riskleri ortadan kaldırmak için sütü mutlaka ev ortamında da olsa doğru şekilde kaynatmak veya pastörize işleme tabi tutulmuş sütleri tercih etmek gerekiyor. Burada birkaç yöntemle üretilmiş süt çeşitleri bulunuyor" cümlelerini kullandı.

"ÇİĞ SÜT NASIL KAYNATILIR?"

'Çiğ süt nasıl kaynatılır?' diye soranlar için ise Özdemir önemli bilgiler sundu. "Çiğ sütü aldıktan sonra evde 8 ila 10 dakika arasında kısık ateşte kaynatabilir, hatta sütü sıcak bir şekilde tüketerek midenizin rahatlamasını sağlayabilirsiniz. Ayrıca pastörize süt tercih etmek de bir diğer alternatif veya günlük süt olarak üretilen ürünleri tercih edebilirsiniz" diyerek seçenekleri ve yöntemleri sundu."UHT yöntemi çok yüksek ısıya maruz kalması nedeniyle sütteki zararlı bakterileri arındırırken aynı zamanda faydalı bakterilerin de ortadan kalkmasına neden olabilir" diyen Özdemir, süt seçimi konusunda da bu ayrıntılara dikkat edilebileceğini belirtti.

"SÜTÜN EN FAYDALI HALİ"

Süt tüketimi konusunda yaptığı uyarılarda ise Ersin Özdemir; özellikle fermente süt ürünlerinin insan sağlığı için daha faydalı olduğuna dair bilgiler verdi. "Doğada her canlının sütü, kendi yavrusunu büyümek içindir. Nasıl ki; insan olarak doğduğumuzda anne sütünü içerek büyümek önemliyse, bir buzağının da doğduğunda inek sütünü içmesi bir o kadar önemlidir. Biz insan olarak 3-4 yaşlarından sonra sütü sindiren enzimlerimiz giderek azalmaya başlar. Bu nedenle sütü sindirirken daha fazla zorlanırız. Üstelik neredeyse insanların %80'inde "laktaz" adı verilen sütü sindirme enziminde eksiklik mevcut. Bu noktada aslında doğa bize anne sütünü içtikten sonra bir başka canlının sütünün içilmemesi gerektiğini anlatmaya çalışır. Bizim sütün süt halinin dışında genellikle sütün fermente edilmiş hali olan 'kefir, ayran, yoğurt, peynir veya cacık' gibi türlerini tüketmemizde fayda var" diyerek daha kolay sindirilebilir ve faydalarından yararlanılabilecek çeşitlerini paylaştı.

BRUSELLA VE SALMONELLA BAKTERİLERİ HANGİ HASTALIĞA SEBEP OLUR?

Brusella veya 'Brucella' adı verilen bakteri, koyun, keçi, sığır gibi hayvan çiftliklerinde görülür ve hayvanlardan insanlara 'hayvansal ürün' tüketimiyle geçebilir. En yaygın bulaşma yolu ise pastörize edilmemiş sütlerin tüketimi yoludur. Ayrıca enfekte olmuş hayvanın idrar ve dışkısı, etiyle de bulaşabilir.Brucella bakterisi ile temas etme sonucunda vücutta önemli riskler ortaya çıkabilir. Özellikle ateş, baş ve eklem ağrısı, titreme, halsizlik, kilo ve iştah kaybı ile kendini gösterir. Bu belirtiler ortaya çıktığı anda mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalı, gerekli tetkiklerin ardından tedaviye başlanmalıdır. Aksi takdirde 'Brucella' bakterisi, vücutta kalıcı hasarlar bırakabilir. En yaygın hasarlar arasında eklem iltihabı, kemik iliği iltihabı, beyin zarı iltihabı ve kalp kapakçığı enfeksiyonu gibi ciddi sonuçlar bulunur.Salmonella bakterisi, hayvan bağırsaklarında yaşayan ve insanlara da bulaşabilen bakterilerden biri. Genellikle bakteri ile temas etmiş besinlerle geçen bu bakteri, özellikle 'pastörize edilmemiş' haliyle bulaşıcılık gösteriyor. Bu enfeksiyon ile temas halinde; ishal, ateş, baş ağrısı, kramp benzeri karın ağrıları, iştah kaybı, titreme, mide bulantısı, kusma ve en belirgin belirtilerinden dışkıda kan veya mukus görülebilir.Salmonella bakterisine temas halinde tedavi edilmediğinde, ishal sebebiyle ciddi su kaybı meydana gelebilir ve bunun yanı sıra salmonella enfeksiyonu bağırsaklardan kan dolaşımına ve vücudun diğer bölgelerine yayılabilir. Bu nedenle menenjit, kalp kapakçığında iltihaplanma, idrar yolu enfeksiyonları, kemik ve kemik iltihabı oluşabilir.

Kaynak: Haber Merkezi