CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, kabak çekirdeği üretimiyle geçimini sağlamaya çalışan çiftçilerin yaşadığı sorunları yerinde inceledi. Nevşehir’deki üreticilerle tarlada bir araya gelen Gürer, hem iklim değişikliğinin hem de artan üretim maliyetlerinin kabak verimini ciddi şekilde düşürdüğüne dikkat çekti. Üreticiler, geçen yıl zarar ettikleri patatesten sonra kabakla çıkış ararken, bu yıl da büyük bir verim kaybıyla karşı karşıya. Aşırı sıcaklar nedeniyle dölsüz kalan bitkiler, tarlada meyve vermeden kuruyor. Artan mazot, gübre ve ilaç fiyatlarıyla başa çıkamayan üretici, destek yetersizliğinden ve belirsiz tarım politikalarından da şikâyetçi.
Kabak Tarlalarında Alarm: Verim Yarının Yarısına Düştü
Nevşehirli üretici Soner Barut’un anlattıkları, bölgedeki kabak çekirdeği üreticisinin içinde bulunduğu tabloyu gözler önüne seriyor. Barut, bu yıl bölgede ciddi bir verim kaybı yaşandığını belirterek, “Geçen sene 150 kilo aldığımız tarladan şimdi 80 kilo zor çıkıyor. Döl tutmayan bitkiler yüzünden birçok kabak baştan boş kalıyor,” dedi. Bu yıl patatesten de umduğunu bulamayan çiftçiler, son çare olarak yöneldikleri kabağın da yüzlerini güldürmediğini söylüyor.
Barut’un sözleri, tarımda mevsim normallerinin dışında seyreden hava olaylarının çiftçi üzerindeki doğrudan etkisini ortaya koyuyor. Kuraklık, aşırı sıcak ve ani hava değişimleri gibi iklim şokları, sadece kabak değil birçok tarım ürününün geleceğini tehdit eder hale geldi.
“İklim Değişikliği Her Ürünü Vuruyor”
CHP'li Gürer, yaptığı açıklamada kabakta yaşanan bu ciddi verim kaybının nedenlerini, küresel iklim değişikliğine bağladı. “Don, kuraklık, aşırı sıcaklar... Tarlada artık dört mevsim değil, dört felaket yaşanıyor,” diyen Gürer, hava şartlarının sadece kabak değil, buğdaydan meyveye kadar birçok üründe kayıplara yol açtığını belirtti.
Gürer, “Bu yıl sadece kabakta değil, tüm tarım ürünlerinde alarm zilleri çalıyor. Planlama eksikliği, desteklerin gecikmesi ve iklimsel belirsizlik, çiftçiyi her geçen gün daha da zorluyor. Kabakta yaşanan döl tutmama gibi fizyolojik problemler, doğrudan verime ve dolayısıyla çiftçinin kazancına yansıyor,” diye konuştu.
Çiftçi: “Bu İş Sandıkta Geldi, Sandıkta Gider”
Nevşehirli bir diğer üretici Ersin Bostan da tarlalardaki hastalık ve kuraklık sorununa dikkat çekti. Özellikle bu yıl ilk defa bu kadar düşük kalite ve miktarda kabak gördüğünü söyleyen Bostan, “On kabaktan ancak biri dolu. Bu kadar masrafa bu kadar düşük verim kabul edilemez,” diyerek tepki gösterdi.
Çiftçilerin şikayetleri sadece doğa şartlarına değil, aynı zamanda tarım politikalarına da yöneliyor. Bostan, “Destek yok, planlama yok. Böyle giderse üretim de kalmayacak,” sözleriyle durumu özetliyor.
“Üreten Zarar Ediyor, Tüketen de Dertli”
Kabak çekirdeği tarlada kayıp verirken, raflardaki fiyatlar da tüketiciyi zorluyor. Gürer, üretim maliyetlerinin artmasına rağmen çiftçinin yeterince kazanamadığını, buna rağmen fiyatların katlandığını dile getirerek, “Üreten zarar ediyor, tüketen de rafta artan fiyatlara isyan ediyor. Ortada büyük bir plansızlık var,” dedi.
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın etkin bir planlama ve destek sistemi kurmaması halinde hem üreticinin hem tüketicinin daha büyük krizlerle karşılaşacağı uyarısında bulunan Gürer, tarımda sürdürülebilirliğin her geçen gün daha da tehlikeye girdiğini belirtti.