Uğurola Mersin, uğurola Türkiye…
Hani Ajda Pekkan’ın o ünlü şarkılarından birinde söylediği gibi:
“HAYKIRACAK NEFESİM KALMASA BİLE!”
Zaten Türkiye her kulvarda nefes nefese kalmış bir durumda…
Siyasetteki zıtlaşma, enflasyonun inatçı direnişi, ekonominin bir türlü düzlüğe çıkarılamayışı, hayat
pahalılığı, barış umutları ve organizasyonları (neyle barışılacaksa; ben kimseyle küs değilim), yolsuzluk
iddialarının sürüklediği gözaltılar, sürekli dolup taşan ve haykıran meydanlar, hak-hukuk-adalet istekleri,
siyasi ikbal mi Türkiye’nin ikbali mi isteniyor, dün katı bir şekilde beyaza kara diyenler; bugün karaya beyaz
diyor, dün birbirine çok ağır ve hazmedilemeyecek hakaretler edenler; bugün can ciğer kuzu sarması
(madem böyle olacaktı neden ettiniz o hakaretleri de yüzbinlerce insanı birbirinizden soğuttunuz. Bu
laflara birileri hakaret davası açsa ortalık toz duman olur alimallah)
, emekli maaşı zammına kahkaha
atanlar, ekleyin ekleyebildiğiniz kadar acayiplik…
“Beyinlerimiz ambale oldu” diyebilirim.
İş dünyasının, özellikle küçük esnafın ve kobilerin parasızlıktan nefesleri kesildi kesilecek.
Geçen haftaki yazımda belirtmiştim Yapı Sektöründe işlerin iyi gitmediğini; önlem alınmalı diye yazmıştım.
Piyasayı canlandırmak için İş Dünyasının çatı örgütü TOBB Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği TOBB NEFES
KREDİSİ
uygulamasının başlatıldığını açıkladı.
Yani şu nefesi al sonrası Allah kerim…
Tabii kaç kişiye yetecek bu nefes ve gerçekten nefese şiddetle gereksinim duyabilenler alabilecek mi bu
nefesi?

DÜŞÜNCE GÜZEL…
Nefes Kredisi daha önce de uygulanmıştı…
O zaman gördüğümüz eksiklik ve aksaklıkları yoğun bir şekilde dile getirmiştik.
En büyük sıkıntı bu krediye gerçekten gereksinim duyan firmaların ulaşmamasıydı.
Bankalar önce mevduatları yüksek ve hatırlı olan müşterilerine bu kredileri vermeye gayret ediyorlardı.
Durum yine aynı gibi görünüyor.
Şu son iki gündür piyasadan bana ulaşan bilgiler bankalara gelen kredi ödeneklerinin her bankada ancak
çok sınırlı sayıda firmaya yetmesi ve bu ödeneklerin de hatırlı müşterilere gitmesinin yüksek olasılık
olduğuydu.
Tarih tekerrürde ediyor.
O zamanlar da hep söylediğim gibi “gereksinimi olmayanların bu kredileri alması yanlış; bu şekilde
ekonomiye girmiyor para.”

Kredilerin izlenmesi gerekir nerelere harcanıyor.
Bu kredi ihtiyaç kredisi değil; bu kredi nefes kredisi, “AYAKTA, hatta, HAYATTA KALMA KREDİSİDİR”.

EN BÜYÜK SIKINTI…
En büyük sıkıntı şu:
Nefese gereksinim duyan küçük işletmelerin büyük bir çoğunluğunun BANKALARDAKİ SİCİLLERİ
BOZULMUŞ
; yani, kredibiliteleri olumsuz…
Bu işletmeler başvuru yapsalar dahi değerlendirmeye bile alınmıyor.
Kredibiliteleri iyi durumda olan firmaların bir çoğu da kredi ödeneği sınırlı miktarda olduğundan onlar da
ulaşamıyor.
Birçok firmanın VERGİ ve SGK borçları yüksek faiz oranlarından dolayı boylarını aşmış durumda.
TOBB’un sistemi aslında çok yerinde, ödemesiz süre, faiz oranı ve vade çok uygun.
Gerçekten nefes olabilecek bir hesap yapılmış; ama, gel gelelim sermaye sınırlı buna karşın talep çok
yüksek.
TALEP ÇOK, ARZ AZ!

DURUM?
Genel durum kötü görünüyor…
TOBB Başkanı Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu’na, uzun yıllar birlikte çalışmış olmamızın verdiği samimiyetle birkaç
öneri de bulundum 3-4 gün önce:
Banka Sicillerinde af çıkmazsa bu krediye gerçekten gereksinim duyan bir çok firma ulaşamayacağını;
çünkü,
çoğu firmanın kredi sicilinin bozulduğunu aktardım. Bu krediyi önceki kredilerde olduğu gibi yine ihtiyacı
olmayanların alacağını, onların da parayı kişisel ihtiyaçlarına harcayacaklarını anımsattım. Gerçekten ihtiyaç
duyan, bu krediyi alıp kendini kurtarabilecek firmaların alabilmesi için bir yöntem belirlenmesini rica ettim.
Daha önceki kredilerde de böyle olmuştu.
Sağolsun Sayın Başkan Hisarcıklıoğlu bu mesajımı dikkate alıp TOBB’dan üst düzey bir yöneticiye bana
yönlendirdi ve konuyu kendisine ayrıntılı olarak anlattım.
Umarım bir çözüm bulunur.

AKLIMA TAKILDI…
Düşük faizli Nefes Kredisi acaba enflasyona olumsuz bir etki yapar mı?

Hoşça kalın, haftaya yine buradayız…