Mersin’de Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Şubesi, yaklaşan 2026-2027 Toplu İş Sözleşmesi (TİS) süreci öncesi sosyal medya platformu X üzerinden videolu bir açıklama yayınladı. Videoda, pandemi ve deprem gibi kriz dönemlerinde dahi sosyal hizmet emekçilerinin temel haklarına erişemediği belirtilerek, kamu emekçileri arasında derinleşen ücret farklarının iş barışını zedelediği ifade edildi.
"TİS Masasında Olmasak da Sokaktayız"
SES, sosyal hizmet alanında görev yapan çalışanlar arasında ev kirası kadar farklara varan maaş uçurumlarının olduğunu belirterek “eşit işe eşit ücret” talebini yineledi. TİS masasında sendika olarak yer almamalarına rağmen, mücadelenin sokakta sürdüğü mesajı verildi “Dayanışmayla kazanacağız” denildi.
SES’in TİS 2026-27 Süreci İçin Temel Talepleri
Sendikanın olmazsa olmaz olarak duyurduğu 7 ana talep şu şekilde sıralandı:
- Gerçek Bir Sendika Yasası: Grev hakkı ve özgür toplu pazarlık hakkını içeren demokratik bir sendikal düzenleme.
- Güvenceli Kadro: Sözleşmeli istihdama son verilerek, tüm çalışanların 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4-A maddesi kapsamına alınması.
- Temel Ücret: Performans, teşvik ve ek ödemeler yerine, yoksulluk sınırının üzerinde, emekliliğe yansıyan, net ve güvenceli maaş uygulaması.
- Ek Zam Talebi: Emekli maaşlarındaki düşük seviyenin iyileştirilmesi için ilave zam yapılması ve bu zammın tüm kamu emekçilerine yansıtılması.
- Vergide Adalet: Gelir vergisinin emekçiler için %10 tavanla sınırlandırılması.
- Demokratik İşyeri: İdarecilerin atamayla değil çalışanların oyuyla belirlenmesi; liyakat ve çalışan onayının esas alınması.
- Ücretsiz Sağlık Hizmeti: Muayene, tedavi, ilaç gibi sağlık hizmetlerinde katkı ve katılım paylarının tamamen kaldırılması.
"Yoksulluk Değil, İnsanca Yaşam!"
SES Mersin Şubesi, sosyal hizmet emekçilerinin yıllardır ekonomik adaletsizlikle mücadele ettiğini belirterek, kamuda çalışan tüm emekçiler için güvenli, güvenceli ve onurlu bir yaşam istediklerini vurguladı. Açıklamanın sonunda “#SesVarUmutVar” ve “#BirlikteÖrgütleniyoruz” etiketleriyle dayanışma çağrısı yinelendi.